Devletler işkenceyi giderek meşrulaştırdı

Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın etkinliğinde işkence sanatla teşhir edilirken, 18 yılda 11 bin işkence mağdurunun rehabilite edildiğine vurgu yapıldı.



Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), “26 Haziran İşkence Görenlerle Dayanışma Günü” nedeniyle “İşkencesiz bir dünya” sloganı altında bir etkinlik düzenledi. Çeşitli ülkelerin insan hakları temsilcilerinin de katıldığı etkinlikte, işkencenin meşrulaştırıldığı vurgusu hakimdi.
TİHV Başkanı Yavuz Önen,12 Eylül 1980 darbesini “cehennem” olarak tanımladı ve yarattığı toplumsal travmaya dikkat çekerek şunları söyledi: “Bu düzende işkenceye karşı mücadele etmek zorlaştı. Çünkü dünyada yaşanan güvenlik ihtiyacı nedeniyle devletler işkenceyi meşrulaştırmaya doğru yol aldı.”
Bilgi Üniversitesi Dolapdere kampusunda önceki gece yapılan etkinliğin sunuculuğunu üstlenen Murat Çelikkan da, TİHV’in kurulduğundan bu yana geçen 18 yılda 11 bin işkence mağdurunu rehabilite ettiğini anımsattı.

İŞKENCEYE SIFIR TOLERANS • Programda ilk olarak Zeynep Tanbay, işkence gören birini dansıyla ifade ederken, Esmeray da kimliğinden dolayı gördüğü işkence ve kötü muameleye ilişkin iki anısını katılımcılarla paylaştı. Armağan Pekkaya ile Umut Kol’un TİHV için çektiği “İşkenceye sıfır tolerans” isimli belgeselin gösterildiği programda, İlkay Akkaya söylediği iki şarkıyla Roman müzik grubu Jazz Baz ise ritimleriyle katılımcılara güzel bir an yaşattı.
Çeşitli ülkelerden insan hakları temsilcilerin de katıldığı gecede, Kuzey Afrika ve Ortadoğu insan hakları savunucuları adına Psikiyatrist Nourdine Khamali konuştu. Khamali, işkenceye karşı mücadelede Türkiye’nin yanında olduklarını söyledi. Arjantin’den katılan işkence mağduru, Plazo del Mayo (Kayıp Anneleri) bölge temsilmcisi Diego Quinterro ise tutuklu bulunduğu dönemde cezaevinde yaşadıklarını anlattı.

( Taraf/BURHAN EKİNCİ ) - 28.06.2008