Thread: İşçi Partisi'nden Burjuva Partisine

Results 1 to 1 of 1

  1. #1
    Join Date May 2007
    Location Cehennemin Dibi!
    Posts 315
    Rep Power 12

    Exclamation İşçi Partisi'nden Burjuva Partisine

    [FONT=Times New Roman]PERİNÇEK VE SOL[/FONT]

    [FONT=Times New Roman]İP'NİN SEÇİM ÇALIŞMALARI[/FONT]

    [FONT=Times New Roman]Perinçek, işadamlarıyla buluştu[/FONT]
    [FONT=Times New Roman]İşadamlarının desteğiyle İşçi Partisi'nden milletvekili adayı olan İbrahim Benli'nin düzenlediği yemekte Perinçek, sanayicilerle buluştu. Yemeğe çoğu büyük işletmelerin sahibi olan 220 sanayici katıldı. Perinçek, işadamlarına Türkiye ekonomisini nasıl düze [/FONT][FONT=Times New Roman]çıkaracaklarını anlattı. (aydınlık dergisi 10-06-2007) MİLLİ SERMAYE dedikleri bu olsa gerek.[/FONT]


    [FONT=Times New Roman][/FONT]


    [FONT=Times New Roman]*Doğu Perinçek'in kaçırılan askerlerin geri gelmesi ile ilgili yorumu.[/FONT]


    [FONT=Times New Roman]**Ülkü ocakları eski başkanı Levent Temiz ile Mehmet Perinçek'i aynı karede gösteren bu resim, İşçi partisinin siyasal yelpazede yaşadığı savrulmayı göstermesi bakımından önemlidir.[/FONT]

    Perinçek: Sol’a saplanmış sağ bıçak...

    Doğu Perinçek… Adalet Partisi’nden etkin bir ismin oğlu… Babası, oğlu siyasete girince solla mücadelede “geri” çekildi; yerini oğluna bıraktı… Oğul, hızla yükselen sosyalist, devrimci öğrenci hareketinde hep muhalif, hep iktidarlarca beslenen oldu. “Yoldaşları” işkencelerde, dağlarda ölürken, o kentlerde hep apartmanlarda oturdu. Yoldaşları “mapushanelerde” uzun uzun yatarken o her seferinde bir yolunu bulup, kısa yatıp çıktı…
    Doğu Perinçek… Müritleri her ne hikmetse idamla yargılansalar da bürokrasinin, medyanın vs.’nin en üst düzeylerinde yer aldı. Birkaç namuslu, inanmış saf dil taraftarın dışında sahip olduğu taban ipsiz sapsız oldu genellikle…
    Doğu Perinçek… Nedense yükselen her dalganın en üstünde oldu, olmak istedi… 1960’larda, 1970’lerde sosyalist, devrimci, 1980’lerde kararsız, 1990’larda “Kürtçü”, 2000’lerde çokça ırkçılığı aşan “milliyetçi” az biraz da İslamcı…
    Karanlık bir yüzde karanlık bir tarih… “Babadan” aldığı solla kavgada oldukça başarılı… Şimdi ipsiz sapsızları ile pervasızca devrimcilere, sosyalistlere saldırıyor… Tarih, bir düdük gibi büzülmüş dudakları ile bu pervasız, omurgasız, babasından devr aldığı sol ile mücadeledeki istikrarı ve emekçilere hainlikte sınır tanımayan zat-ı muhteremi mutlaka hak ettiği şekilde yazacaktır. Biz şimdilik kısa bir not düşerek, Mamak İşçi Kültür Evi’ne ipsiz sapsızların yapmış olduğu saldırıyı kınamış olalım. Ve, dileyelim ki, bir gün cenazesinin imamı İrecep el Tayyib olsun.

    DARBE ALKIŞÇISI İŞÇİ PARTİSİ ÇETESİ YENİ PROVOKASYONLAR PEŞİNDE!

    Tarihi provokasyonlarla örülü, darbecilerin en iddialı postal yalayıcılarından, halkların kardeşliğine düşman Doğu Perinçek’in İşçi Partisi adlı çetesi, dün Cebeci Kampusunda yeni bir provokasyonla karşımıza çıkarak, ezilenlerin kurtuluş mücadelesi için asıl tehlikenin kendileri olduğu gerçeğini, ellerindeki beysbol sopalarıyla ortaya koydular. 12 Eylül askeri faşist darbesi döneminde, mahallelerdeki devrimcilerin evlerinin krokilerini dergilerinde yayınlayan, yine aynı dergide “devrimcileri ayakkabı numaralarına kadar ihbar etmek” gibi bir onursuzlukla tarih yazan bu çete, 27 Nisan muhtırasının ardından giriştiği provokasyonlarla genelkurmayın “Silahsız Kuvvetleri”nin komuta kademesinde yer alma çabalarında ne kadar ısrarlı olduğunu gösterme telaşında.
    Siyasi literatürdeki “döneklik” kavramına yeni bir boyut getirerek “pervane” kavramını yaratan Perinçek’in bu çetesi, 1 Mayıs’ta Ankara’da SGD ve ESP kortejlerine saldırı gerçekleştirmiş ve ardından devrimcilerin bu saldırıyı geri püskürtmesi üzerine alana alınmayarak büyük bir kuyruk acısı edinmişti. Yine aynı çete, yıllardır üniversitelerin özgürlük ortamına zarar vermeleri; devrimci, ilerici öğrencilere saldırmaları ve ırkçı-faşist ideolojinin MHP’den sonraki yeni temsilcileri olmaları nedeniyle üniversitelerde politik faaliyet yürütememektedir. Bazı dönemler ADT’ler içerisinde etkin olarak bu topluluk adına Doğu Perinçek’i üniversitelerde panellere çağırma girişimlerinde bulunmuşlar, ancak Perinçek, üniversitelere katillerin giremeyeceğini bizzat yaşarak öğrenmiş, devrimci ilerici öğrenciler tarafından üniversitelere sokulmamıştır.
    Bütün bu tarihsel ve güncel gerçeklik, 8 Mayıs günü Cebeci Kampusuna asılan “Asıl Tehlike” başlıklı bildiriyi gerekli kılmıştır. Çünkü Kürt halkının kardeşlik eli operasyonlarla yanıtlanırken şovenizm zehri İP gibi gruplar tarafından yayılmakta. Çünkü 2004’te Ayışığı ve Sarıkız darbe girişimlerinin baş aktörü ve darbe yapamayacaklarını anlayınca “O zaman sivilleri hareketlendirelim” diyen Şener Eruygur, kaynağı belli olmayan bütçelerle Cumhuriyet Mitingleri adı altında düzenlediği mitinglerle halkları laik-antilaik çatışması gibi gerici bir boğazlaşmanın içine doğru çekmeye çalışmakta. Çünkü bu ülkede gece yarıları internet üzerinden muhtıralar verilmekte, birileri de bunun haklılığını savunarak 27 Mayıs’ı, 12 Mart’ı, 12 Eylül’ü, 28 Şubat’ı unutturmaya çalışmakta. Bu ülkede demokrasi ve özgürlük isteyen ve bunun mücadelesini veren bütün güçler bu “Asıl Tehlike”nin farkındadır.
    Dün Cebeci kampusunda yaşanan olaylar da bu tehlikenin bir görünümüdür. İşçi Partili oldukları bilinen birkaç kişi okul dışından topladıkları İP’li ve MHP’li özel eğitimli faşistleri de çevrelerine alarak “Asıl Tehlike” başlıklı bildiriye cevap olarak yazdıkları provokatif ve ağır hakaretlerle dolu bir bildiriyi fakültelerde dağıtarak EBF önünde masa açtılar. Bildiride devrimci örgütlerin isimleri verilerek AKP ve ABD işbirlikçisi oldukları yalanı söylenmekte ve ajan provokatör örgütler olarak ifade ettikleri devrimci ilerici örgütlerin üniversitelerde barındırılmayacağı iddia edilmekte. Darbeye karşı çıkan örgütlerin; AKP’nin emperyalizmle kurduğu işbirlikçi ilişkilere, özelleştirme politikalarına, Lübnan tezkeresine karşı çıkmadıklarının iddia edildiği bildirideki bütün yalanlar hayatın gerçekliği içerisinde açığa çıkıyor. Bu ülkede devrimciler; “Halk için bütçe”, “Genel Sağlık Sigortasına Hayır” mitinglerine katıldıkları için tutuklanıyor. Bu ülkede Lübnan tezkeresine karşı 6 Eylül günü barikatlar kurarak savaşan 18 devrimci hala tutuklu. Bu ülkede 2004 yılında düzenlenen NATO toplantısına karşı en görkemli mücadeleleri veren, yapılmaz denileni yapan, NATO toplantısını iptal edilme noktasına kadar getirecek iradeyi taşıyan yine devrimcilerdir. Ve egemenler bu devrimcilerden öyle korkmaktadırlar ki, Terörle Mücadele Yasaları çıkarmakta yüzlerce devrimciyi tutuklamakta, ama hala ve hala devrimcileri tüketememektedirler. Devrimciler ısrarla “Umut dimdik ayakta” şiarını bayraklaştırmaktadır. Bu ülkede, devrimcilik ve antiemperyalizm iddiasında bulunabilecek en son grup darbeci kontra örgütü İP ve benzerleridir. Çünkü onlar ABD’nin baş işbirlikçilerinden Genelkurmayın “sivil” darbecileridir. Çünkü onlar halkların kardeşliğinin, ezilenlerin özgürlük ve sosyalizm mücadelesinin baş düşmanlarıdır.
    Artık açıktır ki İP ve diğer Kızılelmacı koalisyonun provokasyonları artacaktır. Ama aynı açıklık, bu provokasyonların devrimci, ilerici güçler tarafından geri püskürtülmesinin gerekliliği için de geçerlidir. Üniversitelerde darbecilere, ırkçı-faşistlere geçit vermemek için, üniversitelerde özgürlük ve halkların kardeşliğinin kazanması için ellerimizi birleştirelim. Faşizme geçit vermeyelim.
    Faşizme karşı özgürlük, şovenizme karşı kardeşlik kazanacak!
    Yaşasın özgürlük! Yaşasın Sosyalizm!
    Birlik! Mücadele! Zafer!
    Last edited by kurtulush; 24th May 2008 at 23:09.

Posting Permissions

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Tags for this Thread