DANSIN POLİTİK HALİ
İstanbul Bağımsız Milletvekili Ufuk Uras'ın eşi Zeynep Tanbay, 'Artık kimse bana, 'Ne mutlu türküm diyene' dedirtemez' diyor.
Tempo: Bir sanatçı eşi olarak Ufuk Uras, sanatın ve sanatçıların yaşadığı sorunlarla ilgili ne yapmayı planlıyor?
Z.T: Ufuk seçildiği zaman ondan üç şey diledim. Ve bu üç isteğin arasında hiç sanat yoktu.
"En iyi Kültür Bakanı uyuyanıymış"
Tempo: Neydi onlar?
Z. T: Hrant Dink için yeni bir komisyon kurulması. İkincisi, Kızıltepe'de öldürülen Uğur Kaymaz'ın katillerinin tutuklanması için yargı yolunun açılması. Üçüncü isteğim, polise verilen hakların geri alınmasıydı. Polisle ilişkinizin, bu kadar güvensizlik üzerine kurulduğu başka bir sistem yok. Kafamda 'her polis kötüdür' diye bir imaj var ve bunun çok acil değişmesi gerektiğine inanıyorum. Meclis kurulduktan sonra da isteklerim oldu. Mesela 'solcu' diye bildiğimiz Ertuğrul Günay, Kültür Bakanı seçildikten soma Antalya'daki heykel tartışmalarında çekimser kalmayı seçti. Soma dedik ki, meğerse en iyi Kültür Bakanı uyuyanıymış. Atilla Koç bir kere uyanmış, onda da AKM'yi yıkmaya kalkmıştı.
Tempo: Sorunların bu kadar içinde olmak, fazlaca sorgulamayı da beraberinde mi getiriyor? Bu mutsuz etse gerek ...
Z. T: 1999' dan beri F tipi cezaevleriyle başlayarak, insan hak ve özgürlükleriyle ilgili hemen her mitinge katıldım. Meclis'e de girdik. Fakat bu bile umut beslememizi sağlamadı. Bu yüzden artık
kimse bana, "Ne mutlu Türk'üm diyene" dedirtemez. Demeyen de vatan haini sayılamaz artık...
