Thread: Nikola Vaptsarov

Results 1 to 1 of 1

  1. #1
    Join Date May 2007
    Location Cehennemin Dibi!
    Posts 315
    Rep Power 12

    Arrow Никола Вапцаров

    Никола Вапцаров [ 1909 – 1942 ] Nikola Vaptsarov

    "1909 yılında bulgaristan'ın Bansko kasabasında doğdu. Daha küçük yaşta edebiyata yöneldi. 1926'da babasının zoruyla Varna deniz-makine okuluna yazıldı. 1932'de orayı bitirip doğduğu yere döndü.

    Sofya Üniversitesi edebiyat koluna devam etmek istediyse de oraya girmeyi başaramadı ve bir kağıt fabrikasında çalışmak zorunda kaldı. Böylece işçi sınıfıyla ilişkileri ve siyasal eylemleri başladı. Bundan sonra bir çok işlere girip çıktı, bir değirmende teknisyenlik, bir demiryolu deposunda tesviyeci kalfalığı, lokomotif ateşçiliği yaptı.

    1940'tan sonra da kendini bütünüyle siyasal hayata adadı. 1942'de alman istilacılarına karşı yıkıcı eylemlerinden dolayı polisce tutuklandı. Arkadaşlarını ele vermesi için aylarca işkence altında tutuldu. Sonra mahkeme edilip, ölüm cezasına çarptırıldı. 23 temmuz 1942'de kurşuna dizildi.

    Ömrü boyunca işçilerle yanyana yaşayan Vaptsarov, onların hayat deneylerini paylaştı, onların iç dünyasına ayna tuttu, onların gözleriyle baktı, onların sözleriyle seslenmeyi öğrendi, doğrudan doğruya onların adına konuştu. Şiirde halkının dilini kullandı, yığınlarla sarmaşdolaş olmanın en doğru yolu onca buydu. Onun tek amacı düşünce ve duygularını en anlaşılır biçimde halka iletmekti. Bunu da başardı, hem de son iki şiirini kanıyla yazarak. "

    Şairin kurşuna dizilmeden bir kaç saat önce karısına verdiği son şiiri:

    Kavga amansız ve katı.
    Kavga, dedikleri gibi destansı.
    Ben düştüm. Yerimi başkası alacak... o kadar.
    Burda, bir kişinin lafı mı olur?

    Kurşuna diziliş, dizildikten sonra kurtlar.
    O kadar yalın ve akla yatkın.
    Ama birlikte olacağız fırtınada,
    Halkım, çünkü sevdik seni.

    Nikola Vaptsarov
    Şiirlerinden Seçmeler

    İNANÇ


    İşte, soluk alıyorum,
    Çalışıyorum, yaşıyorum,
    Ve şiirler yazıyorum
    (Elimden geldiğince).
    Hayatla ben bakışıyoruz kaş altından
    Ve savaşıyorum onunla,
    Gücümün yettiğince.

    Hayatla kavgalıyız,
    Ama sanma ki
    Nefret ediyorum hayattan
    Tersine, tam tersine!
    Sonunda bilsem öleceğim,
    Hayatı kaba, çelikten pençeleriyle
    Yine seveceğim!
    Yine seveceğim!

    Diyelim, boynuma
    Geçirip yağlı urganı
    Sordular bana:
    "Söyle, ister misin bir daha yaşamak?"
    Haykırırım hemen:
    "Çözün!
    Çözün!
    Çabuk çözün
    İlmeği canavarlar!"

    Hayat için
    herşeyi yapabilirim
    Uçabilirim gökyüzünde
    Bir deney uçağıyla
    İçine girebilirim patlayacak
    Bir roketin bir başıma
    Çok uzak
    Bir gezegeni
    arayabilirim
    boşlukta.

    Gönlüm yine de
    Titrer sevinçten
    Masmavi
    Göğü
    seyrederken.
    Gönlüm yine
    titrer sevinçten
    hala sağım diye,
    yaşıyorum.

    Ama diyelim ki,
    Aldınız
    Ne kadar diyelim
    Bir buğday tanesi kadar
    İnancımdan
    Haykırırım o zaman
    yüreğinden yaralı
    bir panter gibi
    Haykırırım acıdan

    Ne'm kalacak
    benim o zaman
    Soyulduktan sonra
    darmadağın olurum
    daha doğrusu
    açıkçası
    Soyulduktan sonra
    sıfıra inerim ben.

    Belki de siz
    mutlu günlere
    inancımı benim
    yıkmak istersiniz
    inancımı
    daha güzel
    daha anlamlı olacağına
    gelecekteki yaşamın!

    Söyleyin lütfen neyle saldıracaksınız?
    Kurşun?
    Hayır! Yararsız!
    Durun! Kurşununuz beş para etmez!
    İnancım
    zırhla kaplıdır göğsümde
    ve bu zırha işleyecek
    kurşun
    icat edilmemiştir henüz!
    İcat edilmemiştir!

    İNSAN ÜSTÜNE TÜRKÜ

    Bir bayanla tartışıyoruz
    Konumuz:
    “Zamanımızın insanı”

    Hanımda surat bir karış, anlıyorsunuz.
    Ayak diriyor, sinirleniyor
    Ağlıyor hatta.
    Lafa boğuyor beni
    Çamur atıyor
    Derken başlıyor
    Sözcük sözcük dolu yağmaya

    Bir dakika diyorum, bir dakika
    Dinleyin beni...
    O, gücenmiş sözümü kesiyor:
    - Oh, lütfen yeter!
    Tiksiniyorum insan denen şeyden
    Layık değil sizin övgünüze

    Bir yerde okumuştum
    Adamın biri baltayı kaptığı gibi
    Doğramış öz babasını
    Yıkanmış
    Sonra da
    Kiliseye gitmiş
    Ve...Hafiflemiş

    Dehşetle irkildim. Ağrıma gitmedi değil.
    Ben ki
    Tökezlerim
    Kurama gelince
    Kendi kendime düşündüm bir an
    En iyisi gözden geçirmek öyküyü
    Sakince
    Acele etmeden.


    Olay yeri Mugila köyü
    Baba üç beş kuruş koymuş
    Köşeye.
    Oğul anlamış durumu
    İç etmiş parayı
    Sonra öldürmüş babasını

    Aradan bir hafta, bir ay
    Geçmemiş
    Jandarma dayanmış kapıya ve...mahkeme.
    Mahkemede
    Gönlünü okşayacak değiller ya
    Adamı mahkum etmişler ölüme

    Alıp götürmüşler
    Caniyi
    Tıkmışlar deliğe
    İnsanlar arasına düşmüş orada
    Ve insan
    Olmuş

    Bilmem
    Mayası neden
    Nasıl yoğrulmuş
    Bilmem
    Ama yazgısını
    Kitaplardan değil
    Öğrenmiş bir türküden

    Ve anlatıp durmuş:
    “Bre bir hata ettik
    Boyladık
    Daracağını
    Bi ekmeksiz kal
    Sendeliyorsun
    Acıdan
    Ve bir yanlış adım sonun feci
    Bekle dur
    Kurbanlık koyun gibi
    Bir aşağı bir yukarı
    Gözlerin bıçakta
    Ah kötü
    Çok kötü
    Şu dünyanın düzeni:
    Başka türlü olabilirdi oysa.”

    İşte o zaman
    Başlarmış türküsüne
    Yavaştan
    Gözünün önünde
    Akıp giden hayat
    Ve sonra
    Dalarmış uykusuna
    Gülümseyerek...

    Ama koridorda
    Fısıltılar dolaşıyor
    Sonra sessizlik bir an
    Biri yavaşça açıyor kapıyı
    Birkaç kişi. Arkalarından gardiyan
    İçlerinden biri titrek bir sesle:
    “Haydi kalk”
    diyor.
    Berikiler boş gözlerle
    Nemli kurşuni duvarları
    Süzüyor.

    Anlamış o zaman
    Hayat onun için
    Bitmiştir artık
    Ve birden
    Fırlayıp terini silmiş
    Yabanıl bir boğa gibi
    Süzmüş çevresini
    Ama yavaş yavaş
    Kavramış
    Korkunun ecele faydası yok
    Ölecek
    Ve o an
    Ferahlamış yüreği
    - Gidelim mi demiş beriki
    - Tamam.


    Yürümüş. Arkasından
    Yürümüşler.
    Uğursuz bir ürpertiyle
    Söyleniyormuş asker:
    “Bi bitse şu iş...
    Yedi belaya çatmışsın kardeş.”

    Koridorda
    Dönüp dolaşıyor fısıltılar
    Karanlık sinmiş köşelere
    Sonra inmişler avluya
    Tanyeri
    Ağarıyormuş yavaş yavaş
    Ve tan yerine baktığında adam
    Görmüş
    Işık denizinde yıkanan yıldızı
    Ve geçmiş aklından bir an
    Şu
    Ağır
    Acımasız
    Kara
    Yazgısı
    “İşim bitik...
    Sallanacağım ipte
    Ama bununla
    Her şey bitmiyor işte
    Daha güzel bir hayat başlayacak
    Şarkılardan
    Ve ilkbahardan...”

    Hatırlamış o türküyü
    Ve aydınlanmış yüzü
    Gözleri alev alev
    Gülümsemiş sıcak
    Ve içten
    Arkasına dayanmış başlamış türküsüne
    Ne dersiniz
    Kompleks bir isteri mi
    Söz konusu burada
    Nasıl isterseniz öyle düşünün
    Lakin
    Dostum yanılıyorsunuz derim
    Adam sakin
    Dili sürçmeden
    Okumuş türküyü sonuna dek
    Ötekiler korkuyla
    Süzüyormuş onu
    Dehşetli bakışlar atarak
    Hapishane bile
    Titriyormuş dehşetle
    Karanlık ürküyle sıvışmış
    Sevinçle seslenmiş
    Gökteki yıldızlar:
    “Bravo insanoğluna!”
    Sonrası malum. İpi
    Geçirmişler boynuna ve
    Ölüm

    Hala o şarkı
    Hafif hafif
    Dökülüyor dudaklarından.

    Şimdi geldik çözüm noktasında
    Okurum ya sen dersin?
    Ağlamaya başladı zavallı hanım
    Kendinden geçip bastı feryadı:
    “Korkunç! Korkunç!
    Sanki
    Yaşamış gibi anlatıyorsunuz!”...
    Korkunç da ne demek?!
    Ama adam türkü söylüyormuş.

    Korkunç güzel değil mi bu?

    KORKMAYIN ÇOCUKLAR

    Çok çalışıyoruz,
    Sabahtan akşama kadar
    Ama ekmeğimiz az,
    Ekmeğimiz yetmiyor çocuklar.
    Yüzleriniz
    Kırış kırış ağlamaktan,
    Hele gözleriniz
    Sağır dilsiz
    Kocaman kocaman
    Üzgün gözleriniz…
    Korkuyla bakarlar
    Çığlık çığlığa:
    Ekmek!
    Ekmek!
    Ekmek!

    Dinleyin miniciklerim,
    Dinleyin, yavrularım benim,
    Bugün böyle,
    Böyleymiş dün de.
    Ve ben, yemeğim olmadığından,
    Elimden başka şey gelmediğinden,
    N’apayım
    İnançla
    Besleyeceğim sizi.

    Gün gelecek
    Çekip çevireceğiz yılları,
    Koşacağız beton bir kola
    Günlerin sularını.
    Bırakmayacağız onları, değil mi?
    Gem vurup sulara
    Diyeceğiz:
    “Böyle akacaksınız!”
    Ve öyle akacaklar!

    Ekmeğimiz olacak o zaman
    Ekmeğimiz olacak!
    Gözleriniz ışıyacak sevinçten,
    Yavrucuklarım benim.
    Benim ekmeğim mi var,
    Senin de olacak,
    Senin ekmeğin mi var,
    Bütün herkesin olacak.

    Ve hayat o zaman
    Öylesine güzel olacak,
    Günümüzün küfürleri
    Çok uzaklarda kalacak.
    Şarkılar söyleyeceğiz bir ağızdan,
    Şarkılar çalışırken bile,
    Sevinçli şarkılar,
    İnsanın onuruna.

    Olur da kocarım o gün
    Gözleyeceğim
    Penceremden
    Uzak yolları,
    Gözleyeceğim dönüşünüzü
    Dinç ve gürbüz
    Ve sessizce fısıldayacağım:
    “Ah dünya ne güzel!”

    Öyle de olacak!
    Bugünse ekmeğimiz kıt.
    Annelerimizin göğüsleri
    Kuru mu kuru.
    Ağlamak yararsız.
    Ağlamak gereksiz.
    Ama derinde, korkunç
    Bir ezinç yer eden.
    Sizin “bugün”ünüz
    Yanan acıdır için için
    Ama
    Korkmayın, çocuklar,
    Yarınlar
    İçin!

    Veda Şiiri
    Karıma


    Geleceğim bazen uykudayken sen
    Beklenmedik, uzak bir konuk gibi.
    Sokakta, bir başına koyma beni
    Kapıyı sürgeleme üstümden

    Usulca girecek, bir yere ilişeceğim
    Bir zaman, karanlıkta, bakacağım yüzüne.
    Ve yorgunluk göz kapaklarımı indirince
    Seni kucaklayacak, ve çıkıp gideceğim.

    Nikola Vaptsarov
    Last edited by kurtulush; 13th August 2011 at 18:41.

Similar Threads

  1. Nikola Tesla
    By Chewillneverdie in forum Social and off topic
    Replies: 1
    Last Post: 2nd January 2004, 05:58
  2. Nikola Tesla
    By ID2002 in forum Opposing Ideologies
    Replies: 17
    Last Post: 17th July 2002, 03:27
  3. Nikola Tesla
    By in forum Social and off topic
    Replies: 0
    Last Post: 1st January 1970, 00:00

Posting Permissions

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Tags for this Thread