Filistin kurtuluş mücadelesinin önderlerinden, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi'nin kurucusu George Habbaş'ı 27 Ocak'ta kaybettik. Filistin halkına, FHKC'ye, ailesine ve tüm dünya halklarına baş sağlığı diliyoruz.
Habbaş, bütün dünya halklarının, dünya sosyalist hareketinin bir kaybıdır. 82 yıllık ömrü, dünya halklarının kurtuluşuna ve bu kurtuluşun bir parçası olan Filistin devrimine adanmıştır.
George Habbaş, Beyrut'taki üniversite öğrenciliği yıllarında Arap Milliyetçi Hareketi'ne katıldı. 1960'lı yılların başında bu hareket kendi açmazları sonucunda dağılırken, Habbaş milliyetçilikten uzaklaşan ve silahlı mücadeleyi temel alan grup içinde yeraldı. Arap-İsrail savaşındaki yenilgiden sonra Geriye Dönüş Yiğitleri, İntikam Gençliği ve Filistin Kurtuluş Cephesi adlı fedai gruplarının birleşmesiyle Filistin Halk Kurtuluş Cephesi'nin kurulması sürecinin önderlerinden biri oldu. Habbaş ve onun önderliğindeki FHKC, savaşçı bir anlayışın Filistin davasına ve Filistin halkına maledilmesini sağlayanların başındadırlar. Her türlü silahlı eylemden intifadaya kadar uzanan zenginliği içinde bugün de devam eden militan direniş çizgisinin oluşturulmasında Habbaş'ın rolü yadsınamaz.
O, Filistin ulusal kurtuluş mücadelesini, sınıfsal kurtuluş hedefiyle birlikte yürüten bir Marksist-Leninistti. Arap milliyetçiliğinin uzlaşmacı diplomasi yollarını tavsiye ettiği yıllarda, savaşçı bir örgütün kuruluşuna önderlik ederken, sonraki dönemlerde de milliyetçiliğin Filistin davasını yutmasının önündeki en büyük barikatlardan biri olmaya devam etti.
Mücadelesini "zafere kadar devrim" ilkesiyle sürdürdü. Hiçbir aşamada umutsuzluğa kapılmadı, hiçbir aşamada halkına emperyalizmle, işbirlikçilerle uzlaşmayı önermedi. Bu devrimci çizgisi nedeniyle Siyonizmin hedefiydi hep. Filistin'i işgal edenler, Filistin devriminin bu Marksist-Leninist önderini katletmek için defalarca girişimlerde bulundular. Ama bu da onu çizgisinden ve görevlerinden uzaklaştırmadı. Silahlı mücadelede ısrar ederken, özellikle El Fetih'de somutlanan uzlaşmacılık çizgisine her zaman karşı durdu. Bu devrimci tavrın bedelleri büyük oldu, FHKC çok büyük bedeller ödedi, ama Habbaş, uzlaşmacılığa karşı bu cüretli tavrıyla bir kez daha Filistin halkının kalbindeki yerini pekiştirdi.
Filistin halkının kurtuluş sürecinde dönemsel olarak gericiliğin, uzlaşmacılığın güç kazanmış olması, Filistin devriminin er geç devrimci bir çizgide gelişeceği gerçeğini değiştirmez. Filistin devrimi George Habbaş'ın mirasını mutlaka sürdürecek, devrim bu temel çizgide zafere ulaşacaktır.
Türkiye devrimci hareketi, tarihi boyunca Filistin halkıyla, Filistin devrimiyle ve Filistinli örgütlerle dayanışma içinde olmuştur. FHKC ve onun önderi Habbaş da, Türkiye devrimci hareketinin en yakınındakilerden biriydi. Bu yakınlıktan, dayanışmadan hep onur duyduk ve duymaya devam edeceğiz. Türkiye devrimci hareketi ve Türkiye halkı olarak Habbaş'ı unutmayacağız!

Haklar ve Özgürlükler Cephesi