Türk milleti, aynı kuvvetli bağı, Afgan halkı ile, Yunan halkı ile, Japon halkı ile, İtalyan halkı ile, x halkı ile duymaktadır. Bunun neresinden çıkardın Amerikan hayranlığını. Samanlıkta iğne aramışsın![]()
Results 1 to 10 of 10
Kaynak: TCCB.gov.tr
- "Türk milleti Amerika milleti hakkında derin ve kuvvetli bir muhabbet hisseder." M.K Atatürk
- "Temsil etmekle mubayi olduğum Türk milletinin, Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin gayesi, Türkler ve Amerikalılar arasındaki sevgiyi baki kılmaktır." M.K Atatürk
- "Amerika milletinin, Türk milleti ile beraber olduğundan şüphem yoktur." M.K Atatürk
Türk milleti, aynı kuvvetli bağı, Afgan halkı ile, Yunan halkı ile, Japon halkı ile, İtalyan halkı ile, x halkı ile duymaktadır. Bunun neresinden çıkardın Amerikan hayranlığını. Samanlıkta iğne aramışsın![]()
Yok yok, hic oyle ahim sahim bir cabaya gerek, aslinda gozunuzun onunde de siz gormek istemiyorsunuz.
Dikkat ederseniz zaten `gov` uzantili resmi siteden alintilamistim.
Ve tahmin ediyorum, bu gozu kapali, kafasi kumda solculukla siz bunu da hic duymamissinizdir;
Sanırım Amasya Genelgesi'nde alınan kararlardan birinde vardı (Sivas ya da Erzurum da olabilir).Amerikan Mandasının kabul edilebileceği yazıyordu,metnin orjinali olan osmanlıcasında.Tabi MEB'in tercümanları bunları çevirmeyip bambaşka maddeler eklemişler,bütün lise kitaplarında da bu yalan yanlış şeyler öğretiliyor.
Yahu bırakın liberal zırvaları, yok Amerikan mandası kabul edilecekmiş de, bilmem ne de... Adamın Selanik'de 1908'de yazdığı yazılardan beri tek düşündüğü cumhuriyettir, ne mandasından bahsediyorsun. Tefeci-bezirganların işbirlikçiliği ile Mustafa Kemal'in devrimicliğini birbirine karıştırmayın.
Ayıptır sorması siz kemalistler burjuvaziyle, eşrafla ne zaman koalisyonunuzu bozdunuz da onu bunu tefeci-bezirgan diye yaftalar oldunuz?
Arkadaşım, sabahtan beri bir kez olsun nickimin altındaki yazıyı okusan, hayatında Türkiye'deki neredeyse tek dönmeyen Marksist-Leninist olan Hikmet Kıvılcımlı'nın yazılarını okusan, ne böyle anarşist bir ucube olursun, ne de bana Kemalist diyip durursun.
Hatırlarsan 1960'lı yıllarda Kemalist ve Gardorap Atatürkçüsü ayrımı vardı. O süreçte Mihri Belli'nin yaptığı bu ayırım, aslında doğru bir ayırım değil. Gardorap Atatürkçüleri, Kemalizm'i putlaştırmıştır, halbuki Mustafa Kemal'in kendisi, bize ideoloji lazım değil demiştir. Amma ve lakin, 1960'lardaki jargon ileri geldiği için, bugün Kemalist denildiğinde farklı bir anlam ortaya çıkıyor.
Gel gelelim, bugünün Tarafçı, DSİP'li, EDP'li ve Apocu işbirlikçilerini gördükçe, Kemalist yaftası çok masum bir yafta. O yüzden bana sürekli Kemalist diyorsun ama, ben anladığın manada bir Kemalist değilim, bu bir. İkincisi ben Marksist-Leninistim. İşgücünün satılmasına karşı çıkar, emperyalist sistemde tekelci burjuvazinin yozlaştığına inanır, evrimci değil devrimci mücadeleyi savunur, Orta Doğu Sovyet cumhuriyetini savunurum. Bunu anlayabildin mi?
İyi o vakit, bütün ezberleri bir kenara bırakıp kapitalizmden tamamen arınmış yep-yeni bir dünyanın inşaasını düşlemekle işe başla.
Senin o ezber dediğin, insanlığın tarihidir. Gerçekler, gelecek pratiği belirler. Devrimcilik, gerçeğin kendisiyken, sen bana bunları unut diyorsun. Başarılı olmak için "tarihin nasıl işlediğini" bilmek şarttır. Bunu yapmazsan, debelenir durursun.
İyi yetin o zaman "devlet kapitalizmi" sığ ufkuyla, ne diyeyim daha...